Helal Sertifikası, bir ürünün veya hizmetin (gıda, kozmetik, turizm vb.), üretimden sunuma kadar tüm aşamalarında İslam dininin
(Şeriatın) ve ilgili OIC/SMIIC uluslararası helal standartlarının gerekliliklerine uygun olarak hazırlandığını gösteren,
yetkili ve bağımsız bir kuruluş tarafından verilen belgedir. Tüketicilere, ürünün haram içeriklerden arınmış olduğunu ve
hijyenik/etik kurallara uygun üretildiğini garanti eder.
Hayır, helal belgesi sadece gıda ürünleri için değil, aynı zamanda kozmetik, ilaç, temizlik ürünleri, turizm (helal oteller),
lojistik ve hatta finans gibi Müslüman tüketicilerin hassasiyet gösterdiği birçok farklı sektör ve hizmet için de talep
edilmektedir.
Helal belgesi olmayan bir ürünün otomatik olarak haram olduğu söylenemez. Helal, İslam fıkhına göre "yasaklanmamış, izin verilen
ve kurallara uygun olan" anlamına gelir. Sertifika, sadece bu uygunluğun bağımsız bir üçüncü tarafça teyit edildiği ve düzenli
olarak denetlendiği anlamına gelir. Sertifikasız ürünler, içeriği bilinmediği veya denetimden geçmediği için şüpheli
(Müslüman tüketici açısından) kalabilir.
Türkiye'de helal akreditasyonunu sağlayan resmi kurum HAK (Helal Akreditasyon Kurumu)'dur. Güvenilir bir sertifika almak için
HAK'tan akredite olmuş belgelendirme kuruluşları bu sertifikalandırmayı yapabilirler.
Hayır. Helal Sertifikası, belgenin üzerinde açıkça belirtilen ürün veya ürün grupları için geçerlidir. Bir firmanın yalnızca
bir ürünü için helal belgesi alması, diğer ürünlerinin de otomatik olarak helal olduğu anlamına gelmez. Diğer ürünler için ya
başvuru yapılmamış ya da helal standartlara uygun bulunmamış olabilir. Tüketiciler, mutlaka ürünün üzerindeki Helal işaretini
ve sertifika numarasını kontrol etmelidir.
Tayyib (temiz, iyi, hoş, kaliteli) kavramı, sadece helal olmanın ötesinde, ürünün sağlık, hijyen, besleyicilik ve etik standartlar
açısından da uygunluğunu ifade eder. Helal belgelendirme, yalnızca dini yasaklara (haram) odaklanmakla kalmaz; aynı zamanda ürünün
çevreye, hayvan refahına, çalışan haklarına ve genel gıda güvenliğine (HACCP, ISO 22000 gibi) uygunluğunu da gözeterek Tayyib olma
ilkesini sistemine dâhil eder. Yani bir ürünün hem "Helal" hem de "Tayyib" olması beklenir.

